Uygulamayı yaptırdınız, kimse indirmiyor
Mağazaya çıkmak bir dağıtım planı değil. İndirilme kendiliğinden olmuyor ve bu iş yazılım bütçesinin dışında kalıyor.

Uygulama yayında. Tasarım güzel, çalışıyor, hata yok. Bir ay geçti, indirme sayısı iki haneli.
Bu, gördüğümüz en sık hayal kırıklığı. Ve sebebi neredeyse hiçbir zaman uygulamanın kalitesi değil.
Mağaza bir vitrin değil, bir arşiv
Yaygın varsayım şu: uygulama mağazaya çıkınca insanlar onu görür.
Görmez. App Store ve Google Play'de milyonlarca uygulama var. Sizi görmesi için kullanıcının ya adınızı bilerek araması ya da bir listede karşısına çıkmanız gerekiyor. İkincisi zaten belli bir indirme sayısından sonra oluyor — yani yumurta-tavuk.
Mağaza, insanların sizi bulduğu yer değil; sizi duyduktan sonra indirdiği yer.
O halde nereden duyacaklar
Cevap uygulamanın kendisinde değil, işinizde. Bazı gerçekçi kanallar:
Mevcut müşterileriniz. Zaten sizinle çalışan insanlar. E-posta listeniz, WhatsApp grubunuz, faturalarınızın altına konan bir satır.
Fiziksel temas noktaları. Mağazanız, aracınız, ambalajınız, kartvizitiniz. QR kod hâlâ işe yarıyor.
Sahadaki ekip. Kurumsal bir uygulamaysa dağıtım bir pazarlama işi değil, bir uygulama işi: ekibe kurdurmak, göstermek, eski yöntemi kapatmak.
Web siteniz. Site trafiğiniz varsa uygulamaya en ucuz yönlendirme orası.
Reklam. Çalışıyor, ama ücretli ve indirme başına maliyeti çoğu kişinin beklediğinden yüksek. Diğer kanallar denenmeden buraya başlamak pahalı bir öğrenme oluyor.
Mağaza içi arama (ASO)
İnsanlar bazen doğrudan sizi değil, yaptığınız işi arıyor. Bunun için:
İsim. Marka adınız + ne yaptığınız. "Dafa" değil, "Dafa — Servis Takip".
Alt başlık ve açıklama. İlk iki satır listede görünüyor, gerisi "daha fazla"nın arkasında kalıyor. En önemli cümleyi başa koyun.
Ekran görüntüleri. İnsanların gerçekten baktığı tek şey. Uygulamanın ham ekranlarını koymak yerine, her görüntünün üstüne ne işe yaradığını yazan bir başlık ekleyin. İlk iki görüntü kritik, gerisi kaydırılmıyor.
Kategori ve anahtar kelimeler. Türkçe arama yapan bir kullanıcı hangi kelimeyi yazar? "Servis takip" mi, "arıza kaydı" mı? Tahmin etmek yerine müşterilerinize sorun.
Yorumlar ve puan
Puanınız 4'ün altına düşerse indirme belirgin biçimde zorlaşıyor. Ve ilk yorumlar uzun süre en üstte kalıyor.
İki pratik kural:
Yorum istemeyi doğru anda yapın — kullanıcı bir işi başarıyla bitirdikten sonra, uygulamayı ilk açtığında değil.
Kötü yorumlara cevap yazın. Yeni gelen kişi yorumdan çok cevabı okuyor; sorunla ilgilenen bir ekip görmek, tek bir kötü yorumdan daha etkili.
Bütçenin unutulan kalemi
Yazılım bütçesi yapılırken dağıtım genelde hiç yer almıyor. Oysa iyi bir uygulamanın kullanılmaması ile vasat bir uygulamanın yaygın kullanılması arasındaki fark tam olarak burada.
Projeye başlarken sorulacak soru: ilk 100 kullanıcı nereden gelecek?
Bu sorunun somut bir cevabı yoksa, uygulamayı yapmadan önce onu bulmak gerekiyor. Cevap "mağazadan bulurlar" ise, cevap yok demektir.
Kurumsal uygulamalarda durum farklı
İç kullanım için bir uygulama yaptırıyorsanız indirme sorunu yok — ama kullanım sorunu var. Ekip uygulamayı kurar, bir hafta kullanır, sonra eski yöntemine döner.
Orada dağıtım demek: eğitim, eski kanalı kapatmak, ve ilk haftalarda gelen şikayetleri hızla çözmek. Teknik bir iş değil, ama projenin başarısını belirleyen şey o.
Biz teklif aşamasında bu soruyu soruyoruz. Cevabı bizim işimiz değil, ama cevabı olmayan bir projede en iyi ihtimalle çalışan ama kullanılmayan bir uygulama çıkıyor — ve kimse bunu istemiyor.